Bu metin Elde Var Ankara Derneğimizin kuruluşu sırasında üye ve yöneticilerimiz için çalışma alanı ve rotamıza yön veren taslaklardan biridir. Bugün kuruluşunu tamamlayan derneğimiz için bir arşiv belge niteliğindedir. Üye ve dostlarımızla da paylaşmakta yarar görüyoruz.
“Elde Var Ankara Derneği Öneriler ve Çalışmalar“
Temmuz 2020
Dernekler, belli bir amaç uğruna toplanan insanların yarattığı oluşumlardır. Yerleşim yerlerini eksene oturtan dernekler genelde ilgili yerin geliştirilmesi, dönemsel ziyaret edilmesi, tarihe karışmaması veya buranın özdeşleştiği değerleri korumak için kurulur.
Elde Var Ankara Derneği neden var?
Biz, geçmişi yüz bin yıl kadar geriye giden bir kentin geleceği için varız.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1932 yılında Ankara Kulübü Derneğini 27 Aralık 1919 özünü korumak üzere kurdurur. Dernek bu özü her 27 Aralık’ta Seğmenleri oynatarak sürdürmektedir.
Bugün Ankara için 27 Aralık üstüne 15 Temmuz özünü, Avrasya yönelimini koyan bir oluşum gerekmektedir. Ankara bugün Strazburg’a, Vaşington’a onları tanımadığını açıklayan bildirimler göndermekte, Türk Milletinin üzerine çökertilmek istenen tahakkümü, işgali boşa çıkaran, batıcılığa karşı bir isyana kalkışmıştır. Ankara 13 Eylül 1921’de Sakarya’da olduğu gibi 16 Temmuz 2016’da da kanıyla, canıyla bir bağımsızlık savaşı vermiş, cepheden galip çıkmıştır. Bugünlerimiz Büyük Taarruza hazırlandığımız ya da yaşadığımız günlerdir.
Derneğimiz Ankara’nın emperyalizme isyanını besleyecek, Avrasya’da başı dik, üreten yerini almasına katkı verecektir.
Bu temel eksen etrafında bir sivil toplum örgütünün kullanabileceği bütün olanakları kullanmak gerekecektir. Bunların neler olduğuna dair varsayımda bulunmak olasıdır. Elbette tüm bu varsayımda zamana karşı yarışmadığımızı, emperyalizme karşı savaşan başkentlerin başkenti olmuş bir yerden dünyaya baktığımızı aklımızda tutuyoruz.
Yasal gereklerin yerine getirilmesine dair titizlik mutlak gerekliliktir. Ne zaman bir saldırıya maruz kalacağımız belli olmaz, açığımız olmamalı.
Bilinirliğimizin sağlanması için öncelikle bir sitemiz, bu sitenin oluşturulması sonrasında açılacak sosyal medya hesaplarımız oluşturulmalıdır. Şu an kurulu sosyal medya hesaplarının tamamının kapatılması ya da askıya alınmasını, site sonrasında yeniden ya da sıfırlanıp açılmasını kesinlikle öneririm. Böylece kurumsal ve hepimizin gözetiminde bir bilinirlik inşa edilebilecektir.
Sitemizle hem interneti hem sosyal medyayı Ankara odaklı olarak güçlü biçimde kullanmayı hedeflemeliyiz. Bu konuda aşağıdaki çalışmalar düşünülebilir;
Derneğimiz yönetiminde yer alıp çocuk yetiştiren, hatta iki çocuk yetiştiren bir anne, Youtube kanalımız için ‘Ankara’yı Keşfediyoruz’ serili videolar çekebilir. Anne çocuklarına Ankara’yı onları da eğlendirerek, meraklarını uyandırarak, sorularına yanıtlar vererek bir müzeyi, bir parkı, bir dereyi, bir yeri anlatabilir. Süreç ilerledikçe gelecek olası çağrılarla birlikte çok güzel yerlere varabilecek bir seri oluşabilir.
Yine Derneğimiz yönetiminde yer alan ve yol düzenlemesi konusunda başarılı çalışmalar yapan bir arkadaşımız Ankara’nın yolları serisini yazılı video biçiminde anlatabilir. Ankara’nın bilinen ilk yollarından başlayarak ad/uzunluk, yol üstünde önemsenmesi gereken yerlerin bilgisini tüm Ankaralıların, ilgililerin bilgisine sunabilir.
Damak tadına güvenen bir başka arkadaşımız asırlık Ankara tatları gibi bir değerlendirme çalışması yürütebilir. Hem özgün yemekleri hem de bunları güzelce yapan yerleri, kişileri, tarifleri hepimize ulaştırır.
Bu biçimde ormanlarımız, müzelerimiz, sanat kurumlarımız, vakıflarımız, edebiyatçılarımız, kütüphanelerimiz, eğitim kurumlarımız, gazetecilerimiz ve aklımıza zamanla gelecek unsurlar oluşturulacak konseptler dahilinde site ve sosyal medyamızla ele alınabilir. Burada harcanacak çaba, ulaşılacak paranın doğrudan gelir getirici sonuçları da söz konusu olacaktır.
Derneğimiz aynı zamanda Ankara bilgisine sahip Koleksiyoncular Derneği, VEKAM, Ankara Kulübü Derneği, belediyeler, yerel dernekler, sosyal medya oluşumları, semt temsilcileriyle temasta olmayı benimsemelidir. Bunların her birisi bir yerinden kente sahip çıkmaya çalışan, benzetme uygun düşerse, ‘dağlarda tek tek yanan çoban ateşleri’ gibidirler. Bu anlamda biz bunların tamamının birbiriyle doğrudan ya da dolaylı temas edebileceği bir düzlem olma hedefini de gözetebiliriz. Bu çabalar bize, bunlardan herhangi birisinden bir konuyu ele alacak bir konuşmacıyı sağlamasını isteme olanağını verecektir. Diyelim Türk Tarih Kurumu’ndan 17. yüzyılda Ankara’nın ekonomik ya da toplumsal hayatı hakkında bir konferans için konuşmacı önermesini, sağlamasını istemek güzel bir olanak olacaktır.
Tüm bu çalışmaların etkin olabilmesi içinse özellikle Dernek kurucularımızın Ankara hakkında yeterli bilgiye sahip olması gerekmektedir. Konuyla ilgili yapılmış çokça çalışma, bunları içeren kütüphaneler, araştırmacılar var. Tek tek konuları çalışırken edineceğimiz bilgilerin altyapısı olması açısından hepimizin mutlaka okuması gereken çalışmalar vardır. Bu çalışmaları belirlemek ve okumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Listenin ivedi olarak çıkarılması Dernek yönetiminin hemen önüne iş olarak koyması gereken site kadar belirleyici bir çalışmadır. Çıkan listenin burada bulunanlar tarafından tam olarak özümsenmesi hepimize tek tek düşen bir görev olacaktır.
Derneğimiz gezileri Ankara ilçelerine düzenlemeli, buralara yapılacak ziyaretlerde Dernek yürütmesi mutlaka oranın belediye başkanı, kaymakamı, uygun muhtarları ile görüşme fırsatı yaratmalıdır. En azından her ilçeden bir temsilcinin yer aldığı konsey gibi bir yapı bu ziyaretlerin örgütlenmesini de yapabilecektir.
Bir diğer gerekli etkinlik Ankara kitaplarını basmaktır. İlk olarak Ankara Yazı ve Ankara 1922 kitabı Kaynak yayınlarının izniyle Derneğimiz tarafından birlikte bastırılabilir, satışı da gelir getirebilir. Sonrasında hem baskısı olmayan hem ilk kez basılacak yayınlarımız olması hedeflenmelidir.
Son olarak, AVRASYA başkentlerinin dernekleri var mıdır yok mudur nasıl ilişki geliştirebiliriz konusuna da öncelikli olmasa da arka planda gündemimizde olabilecektir.




