Kurtuluş Özgür Yıldız | Ankara Havadis | 17 Kasım 2020
-Yüzyıl gerilmek bin yıl ileri gitmek-
Harekâtından geri çekilmek zorunda kalan orduların namluları, çekilme yönlerine yani kendi yurtlarına döner ister istemez. Yenilgi, faturasını birinin ödemesi gereken ağır bir olgudur ve hesap ortada kalamaz. İster Osmanlı sultanı olun ister Yunan kralı, yenildiyseniz bedelini ödersiniz. Ödenecek bedel canları olsa, o canın savaş alanındaki binlercesine bedel olması düşünülemez. Demek haksız bir savaşın kurbanı olmak taltife değer değildir.
Son asrını yenilgiden yenilgiye koşarak geçiren Osmanlı, İttihat ve Terakki önderliğinde çok susadığı zaferler kazanmışsa da bedeli ağır bir yenilgiden kurtulmak olanaklı olmadı. Ama en azından Atatürk tarih sahnesine çıkabildi.
Mehmet Akif, bu çıkışın bedelini de yazar Çanakkale Destanı’nda ve sonrasında Türk tarihinin en güzel, en muhteşem, en üstün şiirini yazar, İstiklâl Marşımızı kaleme alır.
Kahraman Ordumuza “Korkma” diye hemen girişte seslenerek ‘şehit olursam, Vatanı kurtaramadan eksilirsem, yurdum işgal altında kalır mı’ korkusunu yatıştırmaya çalışır, “Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” der ve ekler en son ocak tütüyorsa kazanacağız demektir.
Ölümden değil, vatanı kurtaramadan, işte savaşa katılamadığı için utancından, üzüntüsünden yazın bile titremesi geçmeyip de sobalarında kuru meşe yakılan Mehmet efe gibi olmaktan korkar Mehmetler. Reşat Çiğiltepe gibi vatan uğruna yeterli hizmeti edememekten korkarlar.
Bugün, Polatlı Tarihi Alanları Tanıtım Merkezinden Kadim Koç, Polatlı – Sincik Köyü Muhtarı Basri Akıncı’nın çağrısına yanıt vererek, Elde Var Ankara Derneği Başkanı Gonca Kayabekman ile Sincik Köyü’ne bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretin konusu, Sincik Köyünün bir asırdır baktığı, gözettiği, o kadar ki yağmur dualarına çıkmak için seçecek kadar kutsallaştırdığı, Şehitler Tepesi adını verdikleri yerdeki şehitlikleri görmekti.
Devamı için kaynak linke tıklayınız




